Sitenizdeki iletişim formundan bir mesaj geldiğinde size bildirim gitmesi gerekiyor. Ya da bir sipariş oluştuğunda hem size hem müşteriye e-posta ulaşmalı. Ama bu e-postalar ya hiç gelmiyor ya da geldiğinde doğruca spam klasörüne düşüyor. Müşteri ‘sipariş onayı almadım’ diye yazıyor, siz ise sistemden gönderildiğini görüyorsunuz. Bu uyumsuzluk güveni sarsar ve çoğu zaman sebebi gözden kaçar.
Neden spam’e düşüyor
WordPress, e-postaları varsayılan olarak sunucunun kendi posta fonksiyonuyla gönderir. Sorun şu ki bu yöntemle giden e-postalar genelde kimlik doğrulamasızdır. Yani alıcının posta sunucusu, mesajın gerçekten sizin alan adınızdan geldiğini doğrulayamaz. Günümüzde posta sağlayıcıları kimliği doğrulanamayan mesajlara şüpheyle yaklaşır ve ya spam’e atar ya da tamamen reddeder.
İşin merkezinde SPF, DKIM ve DMARC adı verilen kayıtlar var. Bunlar alan adınızın DNS ayarlarında durur ve ‘bu alan adı adına şu sunucular posta gönderebilir’ bilgisini taşır. Bu kayıtlar yoksa ya da eksikse mesajınız sahte gibi görünür. Bir de gönderen adresi meselesi var. WordPress varsayılan olarak wordpress@siteadiniz gibi bir adresten gönderir ve bu adres gerçek bir posta kutusuna karşılık gelmiyorsa güvenilirlik düşer.
Çözüm adımları
- Bir SMTP eklentisi kurun. WP Mail SMTP gibi bir eklenti, WordPress’in e-postalarını sunucunun ilkel posta fonksiyonu yerine gerçek bir posta hesabı üzerinden göndermesini sağlar. Böylece mesaj, doğrulanmış bir hesaptan çıkmış olur ve güvenilirliği yükselir.
- SMTP eklentisine gerçek bir posta hesabının bilgilerini girin. Bu, alan adınıza ait bir kurumsal posta hesabı ya da bir e-posta servisi olabilir. Sunucu adresi, port, kullanıcı adı ve şifre alanlarını sağlayıcınızın verdiği bilgilerle doldurun.
- Alan adınızın DNS ayarlarına SPF kaydı ekleyin. Bu kayıt, hangi sunucuların sizin adınıza posta gönderebileceğini belirtir. Posta sağlayıcınız size eklemeniz gereken SPF değerini verir.
- DKIM kaydını ekleyin. DKIM, giden her mesaja dijital bir imza koyar ve alıcı bunu doğrulayarak mesajın yolda değiştirilmediğinden emin olur. Bu kayıt da sağlayıcınızın panelinden alınır ve DNS’e eklenir.
- DMARC kaydını ekleyin. DMARC, SPF ve DKIM başarısız olduğunda alıcının ne yapacağını söyler ve alan adınızın adının kötüye kullanılmasını zorlaştırır. Başlangıçta yumuşak bir politikayla kurup zamanla sıkılaştırabilirsiniz.
- Gönderen adresini kendi alan adınızla aynı yapın. SMTP eklentisinde gönderen adresini info@siteadiniz gibi, alan adınıza ait gerçek bir adrese ayarlayın. Alan adıyla uyumsuz bir gönderen adresi kayıtların işe yaramasını engeller.
DNS kayıtlarını eklerken sabırlı olmak gerekir. Bir SPF, DKIM ya da DMARC kaydını eklediğinizde değişikliğin internet geneline yayılması biraz zaman alır, bazen birkaç saat sürer. Ekledikten hemen sonra test edip ‘çalışmıyor’ sonucuna varmayın. Yayılma süresinden sonra tekrar deneyin. Ayrıca aynı türden birden fazla SPF kaydı eklememeye dikkat edin, çünkü bir alan adının yalnızca tek bir SPF kaydı olmalıdır. İki tane olursa ikisi de geçersiz sayılır ve sorun çözülmek yerine büyür.
Test etmeyi atlamayın
Ayarları yaptıktan sonra mutlaka bir test maili gönderin. Çoğu SMTP eklentisinde test maili gönderme özelliği vardır. Maili kendi dışınızdaki bir adrese, örneğin bir Gmail hesabına gönderip gelen kutusuna mı yoksa spam’e mi düştüğüne bakın. Bazı araçlar, mesajınızın SPF, DKIM ve DMARC testlerini geçip geçmediğini puanlayarak gösterir, bu da eksik bir kayıt varsa hemen fark etmenizi sağlar.
Tekrar yaşamamak için
SPF, DKIM ve DMARC kayıtlarını bir kez doğru kurduğunuzda e-posta teslimatı uzun süre sorunsuz gider. Posta sağlayıcınızı değiştirirseniz bu kayıtları güncellemeyi unutmayın, çünkü eski kayıtlar yeni sunucuyu yetkilendirmez ve mesajlar yine spam’e düşer. Gönderdiğiniz toplu e-postalarda sade bir içerik kullanmak, spam filtrelerini gereksiz yere tetiklememenizi sağlar. Bu düzenle form ve sipariş bildirimleriniz doğruca gelen kutusuna ulaşır. Takıldığınız bir noktada yorumlardan yazabilirsiniz.
Bu işleri kendiniz yapmak yerine profesyonel destek isterseniz, WordPress bakım ve teknik destek hizmetime göz atabilirsiniz.
Bu konunun tüm rehberi: WordPress Hataları ve Çözümleri